18 Mayıs 2012 Cuma

Pazar sabahı için bir prelüd

sandalyede, kupa elimde oturuyorum, tiksinti, 17 liralık mumlar, sığıntılık, ikea saadeti şeyler, mide bulantısı, drama yıldızı pike ve bunun gibi şeyler. duvara bakmak ve konuşmanın zorluğunu, yoruculuğunu düşündüm duvara yapışık sandalyede elimde kupayla otururken. bildiğin, alışkın olduğunu ve seni rahatsız eden birçok insan davranışı vardır dedim, bunları çoğunlukla tolere edebilirsin. ancak bazen öyle karışımlar olur ki, senin bile kaldırman çok zordur. biz her zaman tanıştığımız insanların dostlarımızdan daha iyi olamayacağını umutsuzluğunu taşırız ister istemez. ancak tanıştığımız her yeni iğrenç insanın eskileri aratmasına şaşırmadan duramayız. yine aynı hataya düşer daha iğrenç bir insanla tanışamayız deriz. aslında bunu anımsarken de hataya düşeriz, çünkü yaşadığımız duygu gelgitleri bizim o anki hislerimizi yoğunlaştırmaktadır, insanların iğrençliklerini derecelendirmemizin imkansız ve gereksiz olduğunu düşündüm sandalyede otururken. bir insan tanırız diye düşündüm ve ondan mutlak bir tiksnti duyarız. tiksinti bütün odayı kaplar, başka yöne dönme şansı bırakmaz. biz ucuza ucuz, çiğ olana çiğ demedikçe tiksinti gelir yakamıza yapışır diye düşündüm. bazan yapılması gerekenin sadece çamur çamur demek olduğunu ve bunun ahlaki bir zorunluluk, kaçınılmazlık olduğunu ve herkes için en iyisi olduğunu düşündüm. sonra yine duygulandığımı farkettim, vücudum şefkat pompalamaya devam etti, grotesk, şişirilmiş göğüslerle duyulan gururun hüznünü, 17 liralık mumlara duyulan arzunun burukluğunu, arzu nesnesi patolosininin insanın edimlerinde yarattığı çaresizliği, geçmişi geleceğe taşıyan burjuva önceliklerinin bir pike lekesinden küçük bütçeli büyük dramalar yaratabilme kabiliyeti için utandım. kişi bunların hiç farkında değilklen onun yerine utandım. bütün ucuzlukların, çaresizliklerin, boşluk durumunun bana ne kadar ilgi çekici geldiğini, onlara koşulsuz bir şekilde acımayla karışık bir semapti duyduğumu ve bu sempatinin ara ara bana gözükmesinin ben de vicdan azabı yarattığını düşündüm sandalyenin üstünde otururken. birden vulgar kelimesini hatırladım, bu kelimenin aklımdaki bütün sıfatları karşılamasının yüceliği karşısında mutlu oldum, handiyse büyülendim, neşem yerine geldi sandalyenin üstünde otururken. bir bach prelüdü kafamda döndürüp iyice mutlu olacakken bu kişiye prelüd üzerinden bir şey anlatmaya çalıştığımı hatırlayıp kendime kızdım. aklınıza bir fikir gelir diye düşündüm, sonra bir imaj, devamında bir hareket ve siz heyecanlanırsınız. sonra siz bu heyecanı en olmayacak kişiye, varlığından haberdar bile olmamayı dileyeceğiniz bir kişiye, sizi veya fikirlerinizi düşünmeye hiç niyeti olmayan, sizi umursamayan birine emanet etmenin ihanetini düşündüm ve yine kendi kendime yaptığımı kimsenin bana yapamayacağını, tiksintimi aslında sadece kendime duyduğumu düşündüm sandalyenin üstünde otururken. vulgar kelimesini düşünüp tekrar rahatladım, bana yine inanılmaz geliyordu bu kelime, vulgarlık dedim insanı bir kez içine çekti mi insana her yaşta, farklı yerlerde yeni yeni katmanlar çıkartıp, kendini yenileyebiliyor diye düşündüm. bu yenilemeyi yaparken kişiyi esir altına alıyor ve bu dönüşümlerinin üstüne düşünmesine izin vermiyor diye düşündüm. vulgar kelimesinin heyecanı bir süre sonra tavsadı, bütün yeni heyecanlar gibi ve ben pazartesi sabahı, salı gece yarısı farkettirmeyen, aynı pespayeliği devam ettirmem gerektiğini, 2, 3 saat daha kendimden iğrenerek gülümsemem gerektiğini düşündüm. bernhard güdüme dönüp, sen bakma, tamam mı, beni anladığını biliyorum dostum dedim ve rahatladım. mide bulantımın nedenini fiziksel sıkıntılara bağlamamam gerektiğiyle yüzleştiğimi düşündüm, birkaç saat daha kusmayacaktım, sinmiştim ve gülümseyecektim, son olarak bunları düşündüm duvara yapışık sandalyede elimde kupayla otururken. sonra ayağa kalktım, o an beni görmek istemezdiniz eminim ya da belki sarılmak isterdiniz, kim bilir. genellikle sıkı bir sarılma insana affedildiğini hissettirir, kişi böyle duygusal edimlere ihtiyaç duyuyor ve bu kavuşmalar insan üzerinde kutsayıcı bir etki yaratıyor diye düşünüyorum.

1 yorum:

Ali Degismis dedi ki...

Merhaba çok güzel içerik çok faydalı ve güzel. Makalenizi beğendim. Sitenizin insanlara faydalı olduğunu düşünüyorum. Web sitenizin beklenen ilgiyi göreceği kanısındayım.

İyi çalışmalar.

web tasarım firma sitesi site satın al web tasarım online destek