27 Aralık 2011 Salı

hala film izliyorum

alışkanlıklardan kolayına siyrilamiyor insan, yine de güzel filmler görmek beni hem sevindiriyor, hem sasiriyorum hem de kiskaniyorum, bu sene sevdiklerim bunlar, öneriyorum.

kurgu:
le guattro volte
mysteries of lisbon
shi
nader and simin
post mortem
attenberg
schastye moe
press

turin horse u izleyemedim hala..

belgesel:
over your cities grass will grow
nostalgia for the light
waste land
i wish i knew

25 Aralık 2011 Pazar

Version 11:Bulantı


Özel mülkiyet bizi öylesine aptal ve tek yonlu yaptı ki sırf sahip olma hissi adına, butun var olma biçimlerini asagiliyoruz
Marx.

2011: Hiç icin kısa bir metin

godot yu bekleme dönemini tamamlamış beckett karakteri beklentileri..
sartre in bulantisinda gecen bir laf vardi: önce ölüp sonra yasamayi denemek. okudugum zaman bana cok havali bir o kadar da kofti gelmişti bu cumle. yillar sonra bu cümleyi bir arkadaşıma söyledim, onun hayatıyla ilgili goruslerimi belirtmek icin; ki ben bu sozu sartre in söylediğini hic hatırlamıyordum, ben uydurmusum gibime geliyordu, yine sanki kendi varlığım yokcasina insanlara ogutler veriyordum. sonra meshur kitabi karıştırmak geldi icimden ve cumleyi hatirladim, nedense bugun bu cumle bana basit ama bir o kadar da kacinilmaz geliyor.
yirmili yaslarin ortasi, ikinci okumalar, perec veya sartre veya herhangi baska birisi ilk okumalarin uzak vuruşlarına karsin cok carpici bir etki birakiyor üzerimde.
cenk, birsen, burak ve sen dost, sizleri seviyorum, elimden daha fazlasi gelmiyor.
yeni yiliniz kutlu olsun.

2 Aralık 2011 Cuma

aralık iki bin on bir

...Ruh kanatlanması sırasında lekelenmiş işlevlerimize dayanır:Boşluğun uzuvlarımız içinde genleşmesi ölçüsünde havalanır. İçimizde sadece özgül bir biçimde kedimiz olmamıza yol açan şeyler sağlıklıdır; tiksitilerimizdir bizi bireyleştiren; hüzünlerimizdir bize bir isim veren; kayıplarımızdır benliğimize malik olmamızı sağlayan. Sadece başarısızlıklarımızın tutarıyla kendimiz oluruz.
...Yaşamak şu anlama gelir:inanmak ve ümit etmek-yalan söylemek ve kendine yalan söylemek... Kendimiz hakkında aklımızdan çekingenlikle geçen şüphelerle yüzleşme cesaretimiz olsaydı, hiçbirimiz utanmadan bir "ben" sözcüğü sarfedemezdik. Yaşayan her şeyi maskaralık sürüklemektedir, mağara adamından kuşkucuya kadar. Bir tek görünümlere saygı bizi leşlerden ayırdığına göre, şeylerin ve varlıkların temeline göz dikmek mahvolmaktır; daha hoş bir yoklukta yetinelim: Teşekkülümüzün ancak muayyen bir hakikat dozuna tahammülü vardır.
En derinliklerimizde, bütün diğer kesinliklerden üstün bir kesinliği muhafaza edelim: Hayatın anlamı yoktur, olamaz. Öngöremediğimiz bir vahiyle bunun aksine kanaat getirseydik, kendimizi hemen o anda öldürmemiz gerekirdi. Hava bir an kaybolsa hala soluk alırdık; ama yararsızlığın  sevinci elimizden alınsa hemen soluksuz kalırdık.
Cioran