28 Kasım 2011 Pazartesi

tout va bien

Böylece, herkes, her biri kendi usulünce, gündelik hayatını sürdürüyor, düşünerek ya da düşünmeden; her şey alışılmış yolunu izler görünüyor, her şeyin bir kumarmışçasına sallantıda olduğu o dehşetengiz durumlarda bile insan sanki hiçbir şey yokmuş gibi nasıl yaşar giderse, öyle.
Goethe

14 Kasım 2011 Pazartesi

kasım iki bin on bir

We meet our destiny on the road we took to avoid it.
Jung
Bilirsin kelimeler bazen yüzünde sadece yorgun bir gülümseme bırakırken, bazen de koşulsuz bir rahatlama, vicdan azabından sıyrılmış bir ferahlama yaşatırlar birkaç dakikalığına da olsa. Belki de bu birkaç kelimenin basitliği bu duyguyu verir; tıpkı takıntılı olduğum hopper tablolarının sadeliği gibi, ya da  sabah kalktığında listz'in consolation'ını mırıldanmanın tesellisi gibi.

night cafe

In my picture of the Night Café I have tried to express the idea that the café is a place where one can ruin oneself, go mad or commit a crime. So I have tried to express, as it were, the powers of darkness in a low public house, by soft Louis XV green and malachite, contrasting with yellow-green and harsh blue-greens, and all this in an atmosphere like a devil's furnace, of pale sulphur. And all with an appearance of Japanese gaiety, and the good nature of  Tartarin.
Van Gogh