28 Eylül 2010 Salı

filmekimi iki bin on

kadro:Fatih Akın, Yvan Attal, Randy Balsmeyer, Allen Hughes, Shunji Iwai, Shekhar Kapur, Joshua Marston, Mira Nair, Natalie Portman, Brett Ratner, Jiang Wen

tanım:Paris, Seni Seviyorum'la aynı fikirden yola çıkan bu filmin inanılmaz bir yönetmen ve oyuncu kadrosu var. Günümüzün en yaratıcı on bir sinemacısının kamerasından hiçbir zaman uyumayan, New York kentinde apansız, şaşırtıcı, heyecan verici, seksi, eğlenceli, akıldan çıkmayan, insanları birbirine bağlayan tutkular ve aşk öykülerini izlemeye doyamayacaksınız. Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Uğur Yücel, Robin Wright Penn, Irfan Khan ve Christina Ricci de var

sonuç:tamam iksv bu filmlerin ilgi görmesi için bu bültenleri hazırlıyor, filmleri goygoylayacak da, hani şu yukarda altını çizdiğim durumla alakalı türkçe de birçok atasözü, deyim, argo tabir vs var.

her neyse film seçimleri vs hakkında yorum yapmama kararı aldım, o yüzden susuyorum, sadece kendi tercihlerimi belirteceğim.

filmekimi kare as:
turne
ağaç
sosyalizm
aslı gibidir

filmekimi plase:
başka bir yerde
tehlikeli yol
amcam önceki hayatlarını hatırlıyor
insanlar ve tanrılar
benim güzel oğlum ne yaptın sen?

filmekimi sürpriz:
gümmm
carlos-şimdi bu filmin durumu biraz karışık, televizyon için yapılmış bir yapım, imdb de 330 dakika gözüküyor, bu gösterim ise 165 dakikalık. hem sürenin uzunluğu, hem de nete düşmüş olması sebebiyle bu filmi evde izleyin derim jeremy.
devrim
sihirbaz
mezara kadar
güzel bir hayat düşlerken


6 Eylül 2010 Pazartesi

What am i to do ? I don't know what to do

"Ben ücret aldığım şirketin bir çalışanı, ihtiyacım olan ya da ihtiyacım olduğuna inandığım şeyleri satın aldığım bir çok mağazanın müşterisi, beni evden işe ya da işten eve taşıyan otobüsün ya da trenin yolcusu,tiyatronun izleyicisi, desteklediğim partinin seçmeni , doktorumun hastası ve birçok başka yerde birçok başka şeyim. Her yerde benliğimin ancak küçük bir bölümünün orada olduğunu hissederim. Başka yönleri o tikel bağlamda anlamsız olduğundan ve istenmediğinden , benliğimin karışmaması için sürekli denetlemek durumunda kalırım. Ve bu yüzden hiçbir yerde kendimi yuvamda hissedemem. Her şey bir yana , kendimi , her biri farklı insanlar arasında ve farklı mekanlarda olmak üzere, oynadığım bir çok farklı rolün toplamı gibi hissetmeye başlarım. Peki ama bunları bağlayan bir şey var mıdır ? Sonuçta ben - gerçek, hakiki ben - kimim ?"

Zygmunt Baumann , Sosyolojik Düşünmek