16 Ağustos 2010 Pazartesi

kadınlar

Hani bazen durur gibi olur ya dünya
Çiçekler kurutmuşuzdur bir gün birlikte
Bir defterde:
Öyle bir şeydir işte kadınlar
Kim bilir ne zaman, nerde, birden
Yaşamışızdır bir sesi,
yanımıza bıraktıkları.

İlhan Berk

11 Ağustos 2010 Çarşamba

kanaatlerden imajlara

zamansız ölümüyle deleuze ve guattari nin anti oedipus unun çevirisini tamamlayamayan ulus baker in incelemelerinin birikim yayınlarından yayınlanmasına devam ediliyor. geçtiğimiz yıl yüzeybilim fragmanları ismiyle bir derleme basıldı, bu sene de hayattayken yayınlanan aşındırma denemelerinin yeni baskısı ve kanaatlerden imajlara isimli kitaplarını yayınlayarak birikim yayınları güzel işler yapıyor.
kitabın tanıtım yazısı:

Bu inceleme toplumsal bilimlerle belgesel filmcilik arasında mümkün bir birleşmenin boyutlarını tartışıyor. Bunun ön şartlarından birinin hâlihazırdaki “kanaatler sosyolojisinin” bir eleştirisi olması gerektiğine inanıyoruz. Bu yalnızca sıradan toplumsal araştırma pratiğine yönelik bir eleştiri değil, yorumcu-epistemolojik tarza ve toplumbilimsel yaklaşımların “metin” ve “kanaat” etrafındaki epistemolojik düğümlenişine yönelik bir eleştiridir. Spinoza’nın “duygular öğretisi” bu noktada bizim için merkezi bir öneme sahip: duygular sosyolojisi kendi başına bir epistemik alan olmaktan çok, adanmış olduğu alanda bir praksis oluşturmaya çabalamalı. Bu praksisi nihai olarak Dziga Vertov’un sine-göz ve sine-hakikat yaklaşımında,çağdaş video alanında ise Jean-Luc Godard’ın videoyu bir “düşünme cihazına”dönüştürmeyi amaçlayan yaklaşımlarında görüyoruz.

ulus baker 47 yaşında öldü, geride kitap haline getirilmemiş birçok inceleme bıraktı, bu çalışmaların toplanması çok güzel. yaz aylarının gevşekliğiyle bu kitap dikkatinizden kaçabilir, bu yüzden yazmak istedim. kitap tanıtımları yapmıyoruz, zaten kitabı okumadığım için bir şey de yazmadım ama gözden kaçma ihtimali yüksek olduğu için bu kitabı kenara not etmek istedim.

iyi akşamlar.