1 Mayıs 2010 Cumartesi

kbırs bir mayıs iki bin on

standart bir mayıslarımız televizyonda coplanan gençleri izleyerek güçsüz bir hayıflanma ve sapkın bir eğlenmeyle geçerdi.
iki bin on mayıs ında kıbrıs tayım. inan bu sabah tek düşündüğüm sabah güzel bir menemen yemekti.
ki yedim de.
tek suç bende değil, bu sehir daha doğrusu ülkemsi yer ben de daha önce hiç hissetmediğim bir boşluk duygusu yaratıyor.
hakkını da yemek istemiyorum.
bir de girne var, uzağında kaldığım.

her neyse bugün itibariyle son yirmi iki güne girmis bulunmaktayım, 23 mayıs ta dönüyorum inşallah. mart ayında on iki günlüğüne sehre gelmiş olsam da buraya yazmadım, söylenecek birçok şey var ama dışardan bakmak istiyorum, kızgınlığımın geçmesini istiyorum ve bulunduğum kırk kişilik batarya ya bakarak büyük cümleler kurmak istemiyorum.

menemen güzeldi.
inan bana lefkose cok sıkıcı. tek gördüğüm tek tip saç kesimli mehmetcikler, bu sehirde insan neler düşünebilir ki?

evet bu sehirde de kadınlar var, türkçe,rumca, ingilizce aksanını karıstırıp konusan garip bir dil, ellerini çok seven mehmetçiklere bir çorap daha satmaya çalışıyorlar. fazlasıyla şiirsel, dayanamıyorum.

askerde ne okunur sorusunun cevabını arıyorum. faulkner, nabokov, hesse, musil, bloch denediklerim. tomris uyar okusam mutlu olurdum diye düşünüyorum. her mevsim her yerde okunabilir bir isim tomris uyar.
galiba bu da çok iyi bir şey olmasa gerek. yine de tomris uyar ın cep kitapçıkları yok, onu karalamayacağım, oysa ne güzel cebimize sığıyor bayıldığımız ayşe kulincikler.

godard abşolom abşolom u hiç okuyamamış, ben askerde okuyorum jeremy, inan kişisel gelişimim adına güzel bir durak.

mayıs ta yazacağım demistim, yazdım. dönünce yazmam kolayına gibime geliyor.
kendinize iyi bak, öpüldünüz. tertibim 331 kd godsyndrome u da ayrıca selamlıyorum, hayırlı tezkereler diliyorum.
fonda:lcd soundsystem-daft punk is playing at my house