7 Mayıs 2009 Perşembe

selim

kadın senin de diğerleri gibi onu sadece yatağa atmak istediğin paranoyasına kapılmıştır, bunu hiç sevmezsin, bununla ne yapacağını da hiçbir zaman bilememişsindir, ama sen ikna edici hiçbir şey diyememiş olsan da baştan çıkarma kanunları işler ve ikiniz birlikte uzanmışsınızdır, işte bu noktada senin artık seni seviyorum benzeri bir şeyler demen gerekmektedir ama senin aklına sadece karnının acıkması gelmektedir, sessizlik büyüdükçe pişmanlık artar, ne işim vardı burada dersin, bütün her şeyin yatağa atmaktan ibaret olduğunu kendine itiraf edersin, ki bu noktada onun beklediği ve senin söylemediklerin aleyhine ilerde delil olarak kullanılacaktır, o seninle yattığına pişman olur, sen onun pişman olması yüzünden pişman olursun, bütünüyle tatsız bir süreçtir, toplu pişmanlık dalgası içeriyi nefes alınamaz hale getirir, dışarı çıkarsınız, sen bütün müşfikliğinle gülümsemeye çalışırsın ama karşı taraf bunu sadece pişkinlik olarak algılar çünkü artık sen hepsi aynı infazının son kurbanısındır ve işte eve dönmüşsündür, annene ne yemek yaptığını sorarsın, hızla elini yıkamaya banyoya gidersin.

3 yorum:

Wendy dedi ki...

Başlığın neden Selim olduğunu merak ettim. Çünkü Aylak Zamanlar'daki Selim olay karakteridir, bu çok durum olmuş, etkilendim.

lüzumsuz adam dedi ki...

bu aralar birkaç tane öykü fragmanı yazdım, bu da onlardan biri, bunu tam neti açtığım sıra aklıma geldi, o yüzden sayfaya koydum, bir ara üstünde çalışacağım bunun.

selim e gelecek olursak. sanırım ben iyi polisim, selim e de kötü polis olmak kalıyor o halde, o yüzden böyle diyelim.

gar sakini dedi ki...

ah ah siz erkekler yok mu, topunuz ayni :P