8 Ocak 2009 Perşembe

Sonbahar

Bu yazıyı yazma amacım lüzumsuzun sonbahar yorumu üzerine bir şeyler eklemek değil. Film ile ilgili bir şeyler arayanların okumasına gerek yok. 

Dün kendimi evden dışarı atmaktı amacım , dışarıda bir yerlerde oturmak yerine sinemaya gitmeyi tercih ettim. Evde kalmak dayanılmaz oldu bugünlerde, halbuki evde zaman geçirmek her zaman hoşuma gitmiştir. Filmin arasında sigara içmek için dışarıya kadar çıkmak zorundaydım ; dumansız hava sahaları yüzünden. Yanıma tek bir sigara ile çakmağımı aldım. Montum , cüzdanım hepsi içerideydi. Sigarayı yakıp tüttürmeye başlamıştım ki , ufak bir kız yanı başımda belirdi. Tahmin ettiğin üzere jeremy her yerde karşılaştığımız dilenci çocuklardan. Elinde bir iki paket selpak satmaya çalışıyor. Bunlardan bazıları çok derin izler bırakıyor üzerimde. Cüzdanımı içeride bıraktığıma hayıflandım . Vereceğim bozukluk onun için bir şey değiştirmeyecekti elbet, ama en azından onunla rahatça sohbet edebilirdim bir iki kelime.Böyle olunca onunla konuşmaya yüzüm olmadı. O diğerlerinin arasına karışıp işini yapmaya çalışırken ben bok bir halde kalmıştım öylece. Pembe montu, sarı saçlarının arasından bakan mavi gözleri, soğuktan bembeyaz olmuş yüzü hala aklımda. İnsanın içini ısıtması gerek o mavi gözlerin, oysa o kadar hüzünlüydü ki ... Bu çocukların bazıları artık durumu kabullenip işi profesyonelliğe dökmüş durumdalar.İnsanı bezdirecek kadar ısrar ediyorlar ve de sövüp gidiyorlar amaçlarına ulaşamayınca. O ise sadece arkasını döndü ve gitti.Bir gün belki o da onlardan biri olacak.

Benim aklımda onun o yüz ifadesi hala duruyor. Biliyorum kolay kolay çıkmazda böyle şeyler pek aklımdan. Bir amacı yok tabi bu yazının jeremy, öylesine paylaşmak istedim. Ama şunu unutma , hepimiz bencil insanlarız.

Hiç yorum yok: