27 Kasım 2008 Perşembe

kulaktan kulağa

Bir çevirimiz var. Zamanında can dan çıkan, şimdi yky ye geçen, cortazar ın seksek romanı. Kitap İspanyolca, adamın biri Fransızca ya çevirmiş, bizim çevirmen de Türkçe ye. Cortazar ın seksek i seke seke-bu benzetmeyi burada yapmazsan döverler adamı- ulaşabilmiş bize. Kulaktan kulağa oyunu gibi oluyor biraz, ben seksek i okudum diyemiyorum. Bana bahşedilmeyen yetenekler arasında en çok dil öğrenebilme yetisine üzülüyorum. Böyle bir yeti belki de yok, ben sadece tembel olduğum için bahane arıyorum, ama elimizde ancak bu kadar seksek var.
Şimdilik.

5 yorum:

Burak dedi ki...

Sekemiyorum bile üstad sürünüyorum üstad. Yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamıyorum. Bazen ölümün bana bir ödül olacağını düşünüyorum. Hiçbir şeyi yolunda yürütmeyi beceremiyorum.

Dört duvar beş pencereyi okudum. Yüreğime vurdu derler ya aynen öyle bir etki yarattı. Daha fazla düşünmemek için uykuya verdim kendimi. Hayallerim bile boktanlaşırsa ben ne yapmalıyım üstad. Bazen dünyanın en salak insaın olduğumu düşünüyorum. Kendimi çözümsüzlüğe itme konusunda üstüme yok.

lüzumsuz adam dedi ki...

oğlum tam çilingir sofrası kıvamına gelmişsin dün gece:)
arabeskim
arabesksin
arabeskiz.
eyvallah.

Burak dedi ki...

İtiraf etmek gerekirse uzun zamandır dün geceki gibi bulanmamıştı kafam. Yazdıklarımı bile net olarak hatırlamıyorum şimdi tekrar bakınca ancak. Öyle garip bir durum. Dimitrikopulo bulamadım ama üstad.

lüzumsuz adam dedi ki...

şarkılar da bizi söylemiyor zaten:)

Burak dedi ki...

"Zaten biz hiçbir şeyi anlayamadık çocuklar; anlayamadığımız için de içtik. İçtikçe daha çok anlayamaz olduk."
(: