28 Kasım 2008 Cuma

Dört Duvar Beş Pencere

Kitabın basımı bittiği için okulun kütaphanesinden buldum. Bugün başlayabildim. Üçüncü öykü de , kitaba adını veren öykü, durdum zoraki olarak. O kadar derinden etkiledi kaldım öylece. Kitabı kapattım , ancak düşünmeye durduramadım . Zaten acı çeken benliğim daha kötü oldu. Uyumaya çalıştım, belki etkisinden kurtulur rahatlarım diye. Ancak bu bile fayda etmedi. Zaten zaman zaman uyanmak istemem kendimi tekrar tekrar uyumaya zorlarım bir şeyleri unutabilmek için. Dinlenemesem de uzun saatler uyumuşluğum vardır bu yüzden. Bu da öyle oldu , hiç rahat bir uyku değildi. Kalktığımda kafamı kurcalamaktaydı. Kendime dimitrokopulo bulamadım ama bir şarap aldım. Biraz çakırkeyif olup nette arkadaşlarla geyik yapıp , kurtulabilmek için. Ancak kitapta bahsettiğinden başka bir şey olmadı. Hiçbir şeyi anlamıyorduk , bu yüzden içtik, iyice anlamamaya başladık diyordu. Evet ben de şu an hiçbir şeye anlam veremiyorum . Zaten ayıkkende kontrolümü sağlayamıyorum. Rüzgarda savrulan bir uçurtma gibiyim. Biri ipimden tutarsa belli bir düzenim olur, yoksa ne olacağım belli olmaz. Bitmeyen tembelliğimde iyi şeyler düşünmeye çalışan bir becereksiz kaybedenim.Üstadlar gibi ifade edemesem de , rahatsız bir benliğim var. Sürekli kendimi aşağılayan. Bu yüzden ki böyle yazan adamlar derinden etkiliyor beni. Ama onları bile okurken kafamdaki düşünceleri bir kenara atamıyorum. Sürekli bir şeyler kafamı kurcalıyor. Ne zaman dinginliğe kavuşacağım bilmiyorum . Aslında bulmuştum bu dinginliği ama onu da ittim uzaklaştırdım kendimden. Şimdi tekrar fazlası ile acı çekiyorum. Böyle bir rahatsız bir bünye benimki. Uzaklaşmak için her şeyden oyun oynarım ancak oyunlar oynarken de neden bir şeyler okumadığımı , seyretmediğimi ,yazmadığımı sorgularım. Keyif alamıyorum artık, bir son verecek cesaretim de yok. Biliyorum jeremy paragsız çok çekilmez oldum ama onu bile düşünemiyorum şimdi. Kitaptan da uzaklaştım, sarhoşluğuma ver kızma bana. Bari meyhanedeki şair ruhlu adamın dizesi ile bitireyim yazımı .

"Bu öyle büyük bir tabut ki..."

Hiç yorum yok: