22 Ekim 2008 Çarşamba

22 Ekim

Bugün Sartre kendisine verilen Nobel Edebiyat Ödülünü geri çevirmiş. Gerekçesi ise yanına gelecek etiket. Kendisini bu şekilde markalaştırmayı reddediyor üstad . Kendi yazarımız ise bu ödülü almak için(kendi düşüncem) garip sözler söyledi ortaya çıkıp ödül arefesinde. Neyse..
Sartre'nin adını üç sene önce Che Guevera'nın hayatını okurken duymuştum. Bu adamın hayatını okuduktan sonra bir şeyler okuma isteği oluştu bende.(Elalemin arjantilisi Nazım Hikmeti okuyor ben niye hala okumadım demiştim yoksa sen hala okumadın mı ondan bir şeyler?) Kendileri çok farklı türlü tanıtıldıklarından ürkütücü gelebilir size. Konuyu dağıtmayalım. Sartre devrim sonrası Küba'yı ziyaret eden aydınlardan . Elimde kitabı da olmasına rağmen tembelliğimden hala okumadım. Sartre'yi henüz okumadıysanız (benim gibi) , alın okuyun. Ama sırf nobel ödülü almış diye gidip kitap alanlardan olmayın. Ya da sadece kitapçıların çok satanlarına takılanlardan. Popüler kültür garip bir şey üstad.
Bu arada Sartre nin 1964 yılında ödülü geri çevirdiği bilgisine rastladığım yerde , gözüme çarpan önemli bir bilgi: Şahan Gökbakar bugün dünyaya gelmiş.
Eğer filmini seyretmedi iseniz (benim gibi)...
Saygılar...

2 yorum:

godsyndrome dedi ki...

Çok sevdiğim bi söz var burak: iyi oyuncu ödülü ne yapsın,kötü oyuncu ödülü ne yapsın diye.Aynı şey sanatın her dalı için geçerli. Sartre ya da kazancakis olduktan sonra ödül alıp almamanın bir önemi yok.Diğer taraftan Yazdıklarınızla değil söylediklerinizla aldığınız bir ödül ne işe yarar o da ayrı konu. Tabii nobellik bulanlar olabilir o da ayrı konu.Bu arada kelime doğrulama zımbırtısının kalkmasına sevindim:)

lüzumsuz adam dedi ki...

varoluşçu yazar olarak adlandıran yazarların-ki bu tanımlamayı bir tek sartre kabul eder- anlatılarından, denemelerinden çok romlanlarının başarılı olduğunu görürüz. sartre ı merak edenler de bulantı ve özgürlük yollarını okumalılar bence.